Yünören’de karlar erimiş, ortalık bataklık gibi olmuştur.
Üstlerine sıçrayan çamurdan rahatsız olmayan ve ‘’ne de olsa annem üstümü yıkar’’
diyen çocuklar çoğalmıştır. Top oynamak için artık milleti arama işi başlamıştır,
ama ortalık bugünlerde puslu kimse görünmüyordur? Çifter çifter doğuran her bir
koyuna ve annesini tanımayan her bir kuzuya, hayret bakışları artmıştır. ‘’Aman
samanımız bitmesin, yoksa tam da fiyatların tavan yaptığı şu ayda kalakalırız
valla’’ diyenler vardır artık. Çarşıya inme sıklığı muhtemelen eskisinden az gibidir. Çarşı denilen kavram depremden önce
kulağa hoş gelirdi lakin şimdi tanımadık bir kahvehanede iticilik hissi
uyandırıyor. Ah o evini şehire taşıyanlar yok mu, hani arada köye uğrarlarda sanki
hayatlarında bu köye uğramamış gibi olurlar. ‘’Kuro rabın kışıka binın(kalkın
satranç takımını getirin)’’ diyenler çok mu daha? Rakipleri eksilmiş midir, orayı bilemiyorum.
Elini attığın taşa artık bahane aranıyor, ‘’bırak artık sen oynunu oynadın’’ deniliyordur
belki, bu hile halen devam ediyor mudur?
Bunu duyanlar ve bıyık altından gülümseyenler var mıdır ? Peki, bir
Yünörenli’inin bir Yünörenli’yi yenmesi akla sığacak gibi görünmüyor diyenler
var mıdır?
Unutmadan şunlarıda ekleyelim; hani lavaş ekmek bitmiştir şimdi bazı
evlerde. Tandırın yakılmasını dört gözle bekleyenlerimiz vardır. Sonra lavaş
ekmeği böyle mühendisler gibi üzerinde hesaplamalar yaparak, dört köşesinden
katlayıp onun içini de böyle otlu peynirle doldurup bir de çayını kapanlar azalmış
mıdır? ‘’Bu köy böyle, karı erir; sevgisi eritir’’.Ben demiyorum köylülerde
böyle bir şey diyecekler gibi bir his uyandı benim içimde.
Herşeyin, iyisinin
var olası olduğu bir köy Xarxus. Yani beklenilmeyen bir güzellik, ansızın olabilir.
Mesela bugün kocaman bir lastik alıp köprünün hani o teksas dediğimiz yer var ya
işte orada, böyle akşam ezanına müteakip
Mehdi Hoca’nın namazdan çıkmasını bekledikten sonra ateş yakmak isteyenler bile
olabilir. Ama cahil, Newroz niye yarındır? diye bize çıkışanlar nerede diye
arayasım geldi. Hani bu sene Diyarbakır hariç heryerde erken kutalanacaktı ya
ben ondan dedim, kızma xalo...
Kısacası ‘’ew gunda kezizere her daim yé çuyi pey dıgere(bu köy sarı örgülü bir kız gibidir, gidenler geri döner onu ararlar’’ daha ben ne diyebilirim ki artık...
Benim yerime atalarım bir şeyler demişler bile; ‘’Her kezizerek sımbêlsorek lı hımbere(Her sarı örgülünün yanıbaşında bir kaytan bıyıklı vardır).
Unutmayın artık ben sımbélsorım (kaytan bıyıklıyım). Hadi eywallah...