24 Eylül 2013 Salı

BİR ZAMANIN ÇOCUKLARI (Cahit Tan)-(Xarxus Dergisi, 2.Sayı, Sayfa 8)

Az sonra unutacağı umutları olur çocukların. Oysa çocukluk bazen kolay vazgeçebilmektir bazen de zor ikna olabilmektir.
Xarxus’ta bir dönemler, çocukların onu sevme beni sev diye annelerine kıskançlık  yapabilecekleri bir vakitleri yokmuş. Ne dur düşünelim karar verelim diyecekleri bir zaman dilimleri ne de hadi şunu yapalım beyler diyebildikleri bir özgürlükleri varmış, bu bir zaman çocuklarının. Şu an ki halkın yerine nasıl ki; “dur biz senine yerine düşünelim” diyen bir devlet varsa o zamanlar da babaları devletmiş bu çocukların. Hep geleceklerini düşünmüşler fedakar babalar kendilerinin, çocuğunun değil. Aslında halen hatırlıyorlar bir zamanın çocukları, babalarının kendilerine ilk öğrettikleri şeyi; arazilerinin sınırlarının nasıl olduğunu. Sayı saymayı bir “hevşinin”¹ kapısında öğrenmiş Xarxus’un bir zaman ki çocukları. Renkleri, beyaz hamur kağıda basılı ücretsiz devlet kitaplarında ki cicili bicili börtü böcek resimleriyle öğrenmiyorlardı elbette ki. Yeşil rengini başlı başına Xarxus’ta, sarı rengini sonbaharın yapraklarını yakmak için topladıklarında. Siyahı çoğu zaman ahırda öğrenirlerdi. Bazı renkleri ise halen bilmezler bir zamanın çocukları. Suyun merhametine bir çeşmenin başında, hiddetine ise Delekor deresinin sonbahardaki sellerinde şahitlik ederlerdi. Bir zamanın çocukları nazar edilmemek için nazar sakızı çiğnemezlerdi kendi elleriyle toprağı kazıp otun sütünü alırlardı sonra da güneşte kaynatıp iki gün boyunca sert sert çiğnerlerdi benişte kanokéyi². İşte böyleymiş bizim köyün bir zaman ki çocukları.
Bunlar karar varmişler biz de okullu olacağız sınıfları dolduracağız diye ama  Xarxus’ta

SEN ÇOK YAŞA MARTİN (Erkan Çıplak)-(Xarxus Dergisi, 2.Sayı, Sayfa 4-5)

Eskiden, sinema filmlerinin duyurularında yer alan bir tanımlama vardı: “32 kısım tekmili birden” diye. İşte Jack London’ ın Martin Eden’ i böyle bir kitap. Kitapta; yok, yok. Aşk, tutku, hırs, acıma, kavga, yoksulluk, açlık, acı, şöhret, bunalım, intihar… Martin’ in hayatının kısa bir kesitine ustaca sığdırılabilmiş bu kişisel duygular, felsefe, psikoloji, sosyoloji ve edebiyat gibi bilimlerin kuramları altında ışığa tutulmuş ve tartışılmış.
Martin’ in, tesadüf eseri karşılaştığı bir burjuva ailesine öykünmesi ve kızlarına duyduğu sevgi ile başlayan serüveni başından sonuna kadar bir solukta okunabilecek bir akıcılık ve merakla devam ediyor.  Martin’ in -aydınlanma süreci diyebileceğimiz- bu süreçte yaşadıkları inanılmaz. Onun gençliği, enerjisi, azim ve kararlılığı, sabrı insanı etkilerken, geçirdiği duygusal ve zihinsel devinimler ise insanı büyülüyor. Bir şeyi merak ediyorum. İçinizde, Martin’ in, Brissenden ile girdikleri felsefi muhabbetleri sıkılmadan okuyan oldu mu? Ya “Gerçek Pislik” te geçirilen

Xarxus 2.Sayı

1. sayıdan sonra 2. sayımızı da okuyucularıyla buluşturduk.                                                                                                                                                                                                                  dergimiz
E-dergimizin bu sayısında Necmettin Erbakan Üniversitesi 2013 Resim Öğretmenliği mezunu olan Sayın Haşim Arslan'ın "Enternasyonel" adlı yağlı boya tablo çalışması kapak sayfası olarak kullanılmıştır. Daha önce sergileme alan çalışmalarıyla bakanlığa ait dergiler de adından söz ettiren Haşim Arslan'a bu güzel çalışması için teşekkürü bir borç biliyoruz.

Dergimizin bu sayısında da Atilla'nın albümünden Urartu'ların su kanallarında çığır açan çalışmalarını bize anımsatan bir karenin fotoğrafı var.
E-dergimizde Jock London'un Martin Eden'ini kaleme alan Erkan Çıplak acilen bu kitabı okumayanlar kaybolsun dedirtiyor adama :)

İbrahim Gündem yeni anayasa demiş anadil demiş vurmuş bizi ana gönüllerimizden. 

Muhammed Mustafa Demir zulmü yazıyor ve şu ünlü sözü hatırlatıyor insana; "iki 'Z' olunca üçüncüsü de gelir Zulüm, Zina ve Zelzele"... 

Ve ben deniz Cahit Tan :) Bir zamanın değişik bir şekilde uygulanan, kız öğrencileri okula teşvik etmek için uygulanan eğitim politikasını ve mağdur edilen çocukları yazdım...

Ben bakın derim bakmayan zarar eder :) Ziyanı zaman demeyin zaten on sayfacık :)


14 Eylül 2013 Cumartesi

Xarxus Dergisi 2.Sayısı İçin Yazılarınızı Bekliyoruz...

''Cevaz mı kanunları canilere uydurmak,

Tekbirle canı canandan ayırabilmeyi,
Ehli kudura, cahili cumhura öğretmek.''

Bu sloganla başlıyoruz dergimizin ikinci sayısına... Mazlumun safı sıklaştırması lazım diyorsanız,unutmayın ki siz de yazarak zulme rıza göstermediğinizi yani safınızı belli ettirebilirsiniz...

 Dünyamız benziyor bir kaynar kazana bu hengamede kim kaybede kim kazana...

Yazılarınızı,katkılarınızı bekliyoruz adresimiz; zilan-20122@hotmail.com

Xarxus Dergisi 1. Sayısı Okuyucusuyla Buluştu!


''Xarxus Dergisi'' fanzin bir e-dergi şeklinde okuyucusuyla buluştu ve gerekli ilgiyi de gördü. Bugünler de Xarxus adlı monografya çalışmamızın yayınlanma aşamasına gelmişken internet üzerinde köyümüzü ve köylümüzü de
tanıtmaya devam ediyoruz.

Bu amaçlar çerçevesinde oluşturduğumuz ve istikrarını arzuladığımız dergimiz inşallah okuyucusuyla buluşmaya devam edecektir. İlk sayımızı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz...

  http://issuu.com/cahittan/docs/xarxus
 

Blog Template by BloggerCandy.com